çift

波́ is. ve s.
1. (一)双, (一)对, (一)副; (异性组成的)一对儿, 夫妇; 成双的, 成对的, 偶数的: bir \çift terlik 一双拖鞋 bir \çift çorap 一双袜子 bir güvercin \çifti 一对儿鸽子 mutlu bir \çift 幸福的一对儿 \çift sayı 偶数 \çift camlı pencere 双层玻璃窗 \çift demetli radar 搜索雷达 \çift düğmeli 双排扣的 \çift kanatlı 双扇的(门或窗) \çift uyruk taşımak 拥有双重国籍 Çift yataklı bir oda istiyorum. 我要一个双人房间。
2. (套在一起耕地的)两头牛
3. 钳子, 镊子
4. 耕作, 耕地: \çift çubuk 农具 \çift resmi 农业税
◇ \çift atış 体́ (因起跑无效而进行的)二次发令 \çift çubuk sahibi 财主, 地主 \çift dikiş 1) 双缝 2) 俚́ 留级, 蹲班 \çift dirsek U形弯头 \çift görmek 喝醉 \çift koşmak 套牲口(拉犁) \çift sıra olmak 1) 使队列成两行 2) 排成两列纵队 \çift sürmek 耕地, 犁地: Resim, bir tarlada çift süren bir çiftçiyi betimler. 这幅画描绘一个农夫扶着犁把犁田。\çift vuruş 体́ 连击 \çift zamanı 开耕时节 \çifte gitmek 去耕地 \çifte koşmak 套牲口(拉犁) \çifti bozmak 弃农

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çift — sf., Far. cuft 1) Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler) 2) is. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı. R. H. Karay 3) is. Toprağı sürmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cift — <fars.> köhn. Bax cüt 1 1 ci mənada. Getmişdi bir cift dana; Otlamağa bir yana. A. S.. <Dərviş:> <Qızın> hər biləyində bir cift bilərzik, başında rəngbərəng iki ipək dəsmal var idi. A. D.. <Qız üçün> bir cift yastıq, bir… …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • cift — f. 1) cüt, qoşa; 2) tay, yoldaş; 3) sıxlıq, kiplik …   Klassik Azərbaycan ədəbiyyatında islənən ərəb və fars sözləri lüğəti

  • Cift-Hane — Das Tımar System war eine Form der Landverteilung im Osmanischen Reich. Ein Tımar war ein Lehnsgut, das höheren Staatsbediensteten (im militärischen, später auch im zivilen Dienst) anstatt eines Gehalts zugewiesen wurde. Das Land ging nicht in… …   Deutsch Wikipedia

  • çift dişliler — is., ç., hay. b. Omurgalılardan, üst çenedeki bir çift kemirmeye yarayan kesici dişin arasında bir çift daha küçük dişleri bulunan kemiriciler takımının bir alt takımı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çift ayaklılar — is., ç., hay. b. Duyargaları sekiz eklemli, vücut halkalarında ikişer çift ayak bulunan, ıslak ve karanlık yerleri seven çok ayaklılar topluluğu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çift kâğıtlı — is., argo İki sigara kâğıdına sarılmış esrar Nuri nin ustalıkla sardığı çift kâğıtlıdan içiyor, hayaller dünyasında gezinmeye başlıyordu. M. Uyguner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çift parmaklılar — is., ç., hay. b. Memelilerin öküz, koyun gibi parmakları çift olan takımı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çift atış — sp. Çıkış hakeminin, çıkışın yanlış olduğunu koşuculara bildirmek ve yarışı durdurmak için yaptığı iki el tabanca atışı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çift camlı — sf. Aralarında boşluk bırakılarak takılmış iki camı bulunan (pencere) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çift cinsellik — is., ği, tıp Kişinin beyninde bir dişi bir de erkek gizil gücün bulunması durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.